Pour réagir à cet article, cliquez ici
|
12 avril 2005
|
Sevgili dostlar bugün Avustralya Sunday Times gazetesinde gözüme çarpan ilginç bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü bizim medyanın çıplak kadın fotosu yayınlamaktan öte bir icraatı olmadığı için çok önemli bazı gelişmeler Türk insanının gözünden kaçmakta. Şu aralar Avustralya müthiş bir skandalla sarsılıyor. Skandalın patlama sebebi de Emekli Scotland Yard Dedektifi John Symondsun yaptığı açıklamalar. İngiliz vatandaşı olan ve Gelibolu’da Türklere karşı savaşmış bir dedenin torunu olan John Symonds bir süre İngiliz ordusunda subaylık yaptıktan sonra istifa ederek polis teşkilatı Scotland Yarda katılıyor. 1970’li yıllarda çalışan Symonds oldukça yakışıklı bir polis dedektifiymiş. Onun bu özelliği insanlarla kolay iletişim kurması ve paraya olan zaafı gibi faktörlerle birleşince İngiltere’deki KGB ajanlarının dikkatini çekiyor. KGB Symondsa büyük çapta paralar vererek onu kısa sürede devşiriyor ve bir “Romeo ajanı” olarak kullanmaya başlıyor. “Romeo ajanı” istihbarat jargonunda fiziksel özelliklerini kullanarak karşı cinsi kendine aşık eden ve bu yolla o kişileri yönlendiren ajan türlerine verilen isimdir. Bunlar çok güzel kadınlar ve çok yakışıklı erkeklerden seçilirler.
1970’li yıllarda tam sekiz sene boyunca bizim yakışıklı dedektif Symonds KGB’den aldığı paralarla tüm dünyayı turluyor. Bu turları esnasında bazen zengin bir av düşkünü veya Kanadalı işadamı rollerini oynuyor. KGB ona iki görev veriyor. Bunlardan biri çeşitli ülkelerin kadın dışişleri mensuplarını tavlayarak onlardan gizli bilgi edinmek ikincisi de her gittiği ülkede sahte kimlikler yaratmak. Sahte kimlik yaratma nasıl olur ona birazdan değineceğim. 1978 senesinde Symonds artık oldukça tecrübeli bir ajan olarak Avustralya’ya gidiyor. İkinci Dünya savaşında ölmüş bir Avustralya askerinin ismi olan Raymond Everett sahte kimliğini kullanarak tüm ülkeyi dolaşıyor ve sosyete çevrelerinde su gibi para harcayarak ismini duyuruyor. Symondsun buradaki görevi tam bir Avustralyalı görünümünde yetiştirilen KGB ajanları için sahte kimlikler yaratmak.
Peki sahte kimlik nasıl yaratılır. Kısaca şöyle açıklayalım. Önce Symonds gibi bir ajan hedef ülkeye gönderilerek tamamen orijinal pasaport,ehliyet gibi belgeler çıkartır. Bu bazen ölmüş kişilerin isimleri üzerine yada tamamen uydurma isimler üzerine çıkarılır. Gönderilen ajan Nüfus daireleri,Ehliyet Büroları veya Pasaport daireleri gibi yerlerdeki memurları kandırarak veya ayartarak bu tamamen orijinal belgeleri edinir. Daha sonra edinilen bu belgeler merkeze gönderilerek bu isimleri kullanacak ajanlar özel olarak yetiştirilir. Symonds yakışıklılığını ve lüks yaşam tarzını kullanarak Avustralya’da ayarttığı kadın memurlar sayesinde pek çok pasaport ve nüfus cüzdanını Moskova’ya göndermiş. Moskova KGB merkezinde ünlü KGB ajanı ve daha sonra Rusya’ya kaçan İngiliz diplomat Kim Philby gözetiminde bu iş için seçilen 16-17 yaşındaki gençler bu kimliklere göre eğitilmişler. Bu Rus gençleri gidecekleri bölgenin aksanına varıncaya kadar dil eğitiminden geçirilip belgelerdeki doğum yerlerinin en ufak ayrıntılarına varıncaya kadar yetiştiriliyorlarmış . Bu kişiler daha sonra ellerindeki belgelerle gizlice Avustralya’ya sızdırılıp normal bir Avustralya genci gibi yaşamlarına başlamışlar. Bu ajanlar tam bir Avustralyalı gibi yetiştirildiklerinden ve belgeleri de eksiksiz olduğundan her ortama rahatça sızarak üniversitelere,orduya,şirketlere veya polis teşkilatlarına rahatça girmişler.
Bugün 70 yaşında olan eski KGB ajanı Symonds ancak 1999 senesinde İngilizler tarafından deşifre edilebilmiş. Symonds “çocuklarım” dediği ajanlardan bir çoğunu başarıyla yerleştirdiğini ve bugün bunların oldukça önemli yerlerde olabileceğini söylüyor. Symonds son olarak Rusya’nın Soğuk Savaşta sadece bir darbe aldığını ama yenilmediğini ve tüm gücüyle dünyanın her tarafında operasyonlarını sürdürdüğünü de eklemiş.
Şimdi bu ilginç haberi okurken düşünmeden edemedim. Acaba 1960’lı ve 70’li yıllarda CIA,KGB ve MOSSAD tarafından Türkiye’de de benzer operasyonlar yapılmış olamaz mı ? O günlerde üniversiteye giden insanlar bugün oldukça önemli yerlerdedir. Acaba bizim Türk olduklarını düşündüğümüz bazı gazeteciler,yazarlar veya bürokratlar sakın saf kan Rus,Amerikan veya İsrail vatandaşı olmasın diye tefekkür etmekten insan kendini alamıyor. Özellikle Türkiye’nin stratejik öneminin Avustralya’dan kat kat fazla olduğunu düşünecek olursak. Siz ne dersiniz dostlar, haksız mıyım ?
Sevgilerimle
Serdar Kuru
Forum de cet article:
-
> Uyuyan ajanlar
5 mai 2005
Sunmus oldugun konu cok enteresan ve cogu dogru tarafi var....Fakat eger karsilastirirsak bunun gibi milyonlarca degisik yollar ve tehikeler var....ancak buna karsilik mMilliyetci olacaksin, gözünü acacaksin ve hic kimseye güvenmeyip kendini dahil daima cevreni denetliyeceksin. Nerden bilceksin...belki bende bir ajan olabilirim...onun icin, kendini daima gelistir, ve gözünü acik tut... ! ! !
|
|