| Ermeni yurttaslarimiza sahip çikalim |
Pour réagir à cet article, cliquez ici
|
12 février 2007
|
ERMENİ YURTTAŞLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM (RIZA ZELYUT)
12 Şubat 2007, Kaynak : Güneş
Türkiye üzerinde, uluslararası güçler oyun oynuyor. Bu oyuna içimizdeki odaklar da katılarak kendilerine göre mevzi alıyorlar. Hrant Dink, işte fillerin bu savaşında kurban edilen birisi... Amaç çift ağızlı :
Dışarıda ; ’Türkler ; şimdi de kalan Ermenileri yok ediyorlar.’ dedirtecekler. İçeride, katilin kimliğini çarpıtarak ’Milliyetçiler kötüdür !’ fikrini yayacaklar ki o tarafa oy gitmesin.
Hrant’a sıkılan kurşun ; ulusal birliğimize atıldı.
Bu tuzağı bozmanın en sağlam yollarından birisi ; Ermeni yurttaşlarımıza eskisinden çok daha fazla sahip çıkmaktır.
PATRİK’E SAYGI
Türkiye’deki Ermenilerin din büyüğü olan Patrik 2. Mesrob, ülkesini seven, dengeli bir insan. O, şimdiye kadar asla kışkırtıcı olmadı.
Bir Ermeni dostumla konuşurken öğrendim ki ona da tehditler gelmiş. Bu bilgiler basına da yansıdı. Bazı okulların duvarına, bir Ermeni kilisesine, tehdit dolu sloganlar yazılmış.
Bunu yapanlar, kesinlikle Türkiye’nin düşmanlarıdır.
İçimizdeki Ermeniler, herkes kadar Türkiye’nin sahibidirler. Onların buradaki varlıkları bize zarar değil zenginlik katmaktadır.
Amerikan emperyalizmini, AB’nin oyunlarını gizlemek isteyenler ; bizim önümüze kardeşimiz ölçüsündeki Ermenileri çıkartarak onlarla kavga etmemizi istiyorlar.
Ermeni soykırımı tezini, Türk milletini aşağılayacak biçimde tezgahlayanlar da bizim Ermeniler değil ; Batı emperyalizmi ile içli dışlı odaklardır.
Yani, öfkemizi Ermenilere değil, beyaz batılı emperyalizme karşı yöneltmek zorundayız. Tarih içinde mazlum konumunda kalmış bir milletin üstüne gitmek bize de kapsayıcı milli anlayışımıza da yakşmaz.
***
Türk-Ermeni ilişkisinin tarihini iyi bilen birisi olarak ; Ermenileri bu topraklardan atmanın bizim için büyük bir kayıp olacağını bir kez daha vurguluyorum. Türk kültürü ile Ermeni kültürü arasındaki derin ilişkiyi, alışverişi bilenler ; bu iki milletin birbirine çok benzediğini de keşfedecektir. Burada edebiyatta, kültürde, müzikte, fende, Türk toplumuna büyük katkıları olan Ermeni büyüklerini anmaya yerim yetmiyor.
Geçmişte yaşanan gerçekten de talihsiz olayı, orada bırakmak gerekiyor. Unutmamak gerekir ki ; biz soykırım yapmasak bile, 1915’te Ermenileri bu topraklardan sürdük, attık. O günkü koşullarda bunu zorunlu sayabiliriz ama karşı tarafın da hassasiyetini anlamak gerekir.
Batılı beyaz emperyalizm, Ermenilerin geçmişini ; Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için kullanabilir ; kullanacaktır da. Fakat ; Türk tarafı, tarihten düşmanlık üretme hakkına sahip değildir.Bu yüzden, batıdaki bazı Ermeni örgütlerinin düşmanca tavrına bakıp onların günahını, bizim suçzus Ermenilerimize ödetmeye kimsenin hakkı yoktur.
Asıl milliyetçilik, işte böyle kritik bir ortamda Ermeni yurttaşlarımızı kucaklamaktır.
BEYKOZ’DAN İYİ HABER
Beykoz deyince, Acarlar İnşaat’tan ve onların kaçak villalarından söz edeceğimi anladınız. Acarlar’ın son işi olan Acaristanbul’un kaçak villalarının yıkımını, Beykoz Belediyesi Encümeni, aldığı kararla engellemeye çalışmıştı. Kaçak yapıları, kazanılmış hak gibi gösteren Encümen kararı üzerine biz, hem Encümen üyelerini hem de Beykoz Belediye Başkanı Muharrem Ergül’ü eleştirmiştik.
Başkan Ergül, bize açıklama yolladığı gibi telefonla da arayarak, Encümen’in kararı ile ilgisinin bulunmadığını, inşaatın sahibi İsmet Acar’ın, araya ta Ankara’lardan adam koyarak görüşme istemesine karşın kendisine randevu bile vermediğini söylemişti.
Beykoz Belediye Başkan Ergül, Encümen’in ; orman alanlarına yapılan kaçak yapıların yıkılmasını engelleyecek ve kötü örnek oluşturacak bu kararı bizzat başkanlık ettiği Encümen toplantısı sonucunda devredışı bıraktırmış.
İşte, İstanbul’a sahip çıkacak bir belediye başkanından beklediğimiz tavır da budur.
Yetkisini kamudan yana kullanan Başkan Ergül’e ormanlar, otlar, hayvanlar, böcekler ve insanlar adına teşekkür ediyorum.
|