| Ihanetin, hainlerin farkindayiz ! |
Pour réagir ŕ cet article, cliquez ici
|
20 mars 2007
|
Hasan Cemal, “Evet, tehlikenin farkındayım. Bugün Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu yakın tehlikenin irtica değil, faşizm ya da faşizan bir otoriter rejim olduğunu düşünüyorum.” diyor... Biz de, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle yaklaşan büyük tehlikenin “farkında” olmakla beraber, “ihanetin ve hainlerin” de farkındayız !
Yükselen “milliyetçilik dalgasının” kendilerini de, hayallerini de yutacağından haklı olarak, fena halde korkan bu gafiller ve hainler, “milliyetçiliği” kamuoyunda kötülemenin çaresini, “ırkçılık, kafatasçılık, ultra milliyetçilik ve faşizm” olarak tanımlamakta buldular ! Atatürk Milliyetçiliğinin, bu kavramlarla ilgisi olmadığını, ne kadar söylesek, yazsak anlamıyorlar. Çünkü işlerine öyle geliyor. Atatürk’e de, düşüncelerine de sadakatleri, zaten şaibeli idi, ama artık bu lafta bile kalmadı. O’na ve ilkelerine pervasızca, ihanet ediyorlar. Çünkü 2. Cumhuriyeti kurmalarının önündeki engel O ! Yeter ki, O’nun “Cumhuriyeti” yıkılsın, “Milliyetçiliği” yenik düşsün, ama irtica gelmiş ne gam ! Ancak “irtica gelirse”, TC yıkılırsa, yerine kurulacak 2. Cumhuriyet, onların tasarladıkları 2. Cumhuriyet olmayacak ve onlar da altında kalacaklar. Bunlar hem hain, hem de gafil ! Ne yapıyormuşuz, biz “gidi milliyetçiler, faşistler” ? “Yağma” Hasan’a göre ?
“İrtica ve bölücülük bağrışları arasında, kolu kanadı zaten kırık demokrasi ve hukuk devletini kuşatma altına almak istiyormuşuz... İrtica geliyor, Türkiye bölünmek isteniyor ! sloganlarıyla ulusalcı-milliyetçi bir dalga kabartıyormuşuz... Örgütlenmeler, özellikle paramiliter yapılanmalar ( !) bunun içinmiş. Kuran’a, bayrağa, silaha el basarak edilen yeminler, yapılan ayinler bunun için... Ayrıca, bütün bu örgütlenmelerin hemen hepsinde birçok emekli askerin, paşanın yer aldığı da dikkati çekiyormuş.”
Evetler
Evet, “biz faşistler” bunları yapıyoruz ! Emekli askerlerin de bizlerle beraber olmalarına, niçin şaşar ki ? Onlar üniformalarını çıkarınca, içtikleri Cumhuriyeti korumak kollamak andına, tabii ki sadıktırlar !
Evet, Hasan Cemal, bütün bu söylediklerin doğru ama bence, gene de az yapıyoruz. Artık amacımız tek, “tehlikenin farkındayız” ama Kuvayı Milliye Cephesinde, yeteri derecede örgütlenemedik, birleşemedik !
Evet, AB’yi, IMF’yi, “Küreselleşmeyi” yani emperyalizmin, Düyun-u Umumiye’nin yeni versiyonlarını hiç sevmiyoruz. Çünkü AB komiserlerinden bunca darbe yedikten, sonra bu “kulübe” üye kabul edilmeyeceğimizi, milli çıkar ve değerlerimizi kaybetmekle kalacağımızı görüyoruz ! Avrupa kapılarında şefaat dilenmek, onurumuza dokunuyor !
Evet, Avrupalıların, Amerikalıların “uydusu” olmak istemiyoruz !
Evet, “Kürt sözcüğünü, Kürtleri” sevmiyor değiliz ama,“Kürt Realitesini” sizlerin yaptığı gibi değerlendirmiyoruz. Teslimiyetçi siyasi barışçı çözümden yana değiliz !
Evet, Kürt sorunu, Ermeni meselesi denince, sadece “fena olmuyoruz” neredeyse, kusacağız ! .
Evet, Kıbrıs’ta çözüm diyen “verip kurtulmak” ve çözülmek isteyenlerden, nefret ediyoruz. Onlara “Vatan Haini” diyoruz !
Evet, TCK’ 301. maddesinin kaldırılmasını Türklüğe, değerlerimize gönüllerince saldırmak, saldırtmak ve kinlerini kusmak için isteyenlere de “soysuzular” diyoruz :
Evet, Hasan Cemal bu bir “kuşatma harekâtı” ama içerideki hain ve gafillerin dışarıdaki hasımlarının “kuşatmasını” yarmak için, bir “Kurtuluş” hareketi !
Evet, bütün bunlar doğru. Çünkü biz Mustafa Kemal’in yolundayız ; birileri ise Ali Kemal’in !
Kalkıp, bazı sözde aydın profesörlerin, faşizm geliyor “faşizm eşittir milliyetçilik” iddialarından alıntılar yapmışsın. Bunlar bizi ve gerçekleri, hiç ırgalamaz.
Evet, bizler gerçek “tehlikenin” onlardan çok daha farkındayız !
İşte böyle, Hasan efendi ! Ancak anlamadığım bir şey var ; sen, teröristlik günlerinde, kendi ordunun evine bomba atacakken, bunu “demokrasi” adına mı yapacaktın ? O zaman güya “emperyalizme” karşı idin de, şimdi, nasıl AB’nin taşeronu oldun ?
Ve asıl ibretlik ; Ermeni Taşnaklar tarafından Tiflis’te katledilen, deden rahmetli Cemal Paşa’nın sulbünden çıktığın halde, nasıl olup da O’nun hatırasına da ihanet edebiliyorsun ?
Evet, “Gün ola, Pazar ola” Hasan Bey !
|