| Seçim oyunu ve Rus ayak sesleri |
Pour réagir à cet article, cliquez ici
|
2 février 2005
|
Iraktaki sözde seçimlerin ne menem bir şey olduğu hakkındaki bilgiler ulaştıkça işin iyice komediye döndüğünü anlayabiliyoruz. Kürtler Türkmenlere ve Araplara oy kullandırmamak için ellerinden geleni yapmışlar. Mesela Musul’un kuzeyindeki Türk ve Arapların çoğunlukta oldukları bölgelerde seçim sandıklarının kurulması Kürtler tarafından engellendi ve buradaki insanlar oy kullanamadılar. Kürtlerin yaptığı seçim hilelerinin en büyüğü de Kerkükde yaşandı. Seçimlerin öncesinde ve sırasında tepeden tırnağa silahlı Kürt birlikleri ve Kürt istihbarat birimleri onbinlerce silahlı Kürt peşmergeyi oy verme sandıklarının olduğu yerlere yığdılar ve Kürt seçmenler dışında kimseyi bu sandıklara yaklaştırmadılar. Pek çok Türkmen kardeşimiz bu açık tehdit karşısında sandıklara gitmekten korkarak oylarını kullanamadı. Tepeden tırnağa silahlı peşmergelerin arasında oy kullanmaları zaten mümkün değildi. Bu tip yöntemlerle olduğundan fazla gösterilen Kürt seçmen listeleri sayesinde seçimlerde büyük ağırlık kazandılar.
Sadece Kuzey Irakta değil Irağın genelinde de benzer caydırma yöntemleri kullanıldı. Mesela tüm seçim sandıklarındaki güvenlik Amerikan askerleri tarafından değil de özel olarak yetiştirilmiş bir Irak komando birimi tarafından sağlandı. Bu komando birimi özel olarak Şii ve Kürtlerden oluşturulan ve son Felluce saldırısında Amerikan ordusuyla beraber kente giren bir birlik. Birliğin Şii unsurları Saddam döneminde komando eğitimi almış eski askerlerden,Kürt unsurları da 1991 senesinde Amerikanın Kuzey Iraktan alarak eğittiği Peşmergelerden oluşmakta. Deniz Piyadeleri ve SEAL komandoları tarafından özel olarak eğitilen bu birlik Amerikanın bölgede kullandığı yerel kökenli en önemli vurucu güç. Sandıkların güvenliğinin bu komandolara verilmesi Arap ve Türkmen seçmenler üzerinde psikolojik baskı oluşturmaya yönelikti.
Irakta Türkmenlerin maruz kaldığı duruma bağırıp çağırıp protesto etmekten başka bir politika geliştiremeyenlerin beğenmedikleri İran’dan örnek almaları gerekir. İran bu son seçimlere ağırlığını koyabilmek için aylar süren bir hazırlık yaptı. Basra’daki İngiliz istihbaratının söylediğine göre İran seçimlere kendi kontrolünde birden fazla oluşum sokmuş durumda. İran Devrim Muhafızları komutanlığına bağlı birimler Iraktaki siyasi oluşumlara ve yeni kurulan Irak ordusu,polis ve istihbarat teşkilatına sızmışlar. Seçimler sonrasında pek çok İranlı ajanında milletvekili olarak meclise gireceği ve böylelikle İran’ın yeni anayasa sürecine direkt etkide bulunacağı söyleniyor. İran’ın stratejilerinden biride seçim sonrası oluşabilecek bir Sünni-Şii çatışmasında Irak yönetimine sızdırılan ajanlarını kullanarak İran ordusunu ülkeye davet ettirmek. Böyle bir durumda Iraktaki Şii bölgesinin İran’a tehdit olarak Amerika tarafından kullanılmasının da önüne geçilmiş olacaktır. Acaba Türkmenleri bu şekilde kullanmak bizimkilerin hiç aklına gelmiş midir.
Amerikanın dünyayı egemenliğine almak için başlattığı kaos yavaş yavaş ivme kazanırken Rusya’nın eski Soğuk Savaş dönemine benzer bir pozisyon aldığı ve bu durumun Batıyı rahatsız ettiği iyice anlaşılmakta. Eski günlere ve büyük oyuna geri dönüyoruz galiba. Mesela Amerikan Time dergisi yaptığı bir haberde Amerika’daki Rus ajanlarının sayısının Soğuk Savaş günlerindeki sayıyı bile geride bıraktığını ve işadamı, işkadını, gazeteci, akademisyen gibi kimlikleri kullanan Rus istihbarat elemanlarının çeşitli örtüler altında Amerika’da faaliyet gösterdiklerini yazmış. Tabii ki haberin CIA tarafından Ruslara bir uyarı amacıyla yazdırıldığı çok belli çünkü benzer bir haberi bundan birkaç gün önce Alman Focus dergisi Alman istihbaratından kaynaklara dayandırarak vermiş ve Rus ajanların Soğuk Savaş dönemindeki etkinliklerine yeniden başladığını söylemişti.Alman istihbaratının arkasındaki gücünde CIA olduğunu düşünürsek yeni Soğuk Savaşın ilk salvoları atılıyor diyebiliriz.
Rusya’nın yeniden Ortadoğu’ya inmesi en fazla İsrail’i rahatsız ediyor çünkü Sovyetlerin bölgede en güvendiği müttefiki olan Suriye’nin yeni Rusya’yla ilişkileri giderek eski haline dönmekte. Geçtiğimiz günlerde Moskova’ya giden Beşir Esada Ruslar hem eski borçlarının çoğunu sileceklerini hem de yeni silah sistemleri vereceklerini söylediler. Bu sistemler içinde İsrail savunmasını rahatlıkla delebilecek modern İskender-E füzeleri de bulunmakta. Suriye’nin yeniden Ortadoğu’daki Rus üssü olması Amerika’yı da oldukça endişelendiriyor. Son olarak Rusların Suriye’ye SA-18 uçaksavar füzeleri vermeyi düşünmeleri direkt olarak Amerika’yı hedef alan bir tehdittir,neden mi ? Bu füzeler omuzdan atılır ve on kilo kadar ağırlığındadır ama hafifliğine bakmayın bir uçağı veya helikopteri altı kilometreden vurabilir. Üstüne üstlük yeni teknolojilere sahip olduğu için modern Amerikan uçak ve helikopterlerinin savunma önlemlerini de kolaylıkla aşar. Amerika bu füzelerin Suriye üzerinden Irak direnişçilerinin eline geçmesi halinde ellerindeki eski silahlarla Amerikan uçaklarını düşüremeyen direnişçilerin bu yeni füzelerle Amerikanın güvendiği tek kuvvet olan hava gücünü ördek gibi yere yapıştırmasından korkuyor. Amerika aynı oyunu Stinger füzeleriyle Afganistan’da Ruslara oynadığı için başına geleceklerden haberdar. Şimdi ister misiniz Ruslar Afganistan’ın intikamını Irakta alıversinler.
Konuyla ilgili iki bilgi daha veriyorum ama resmi kafanızda siz tamamlayacaksınız sevgili dostlar. Amerikanın dergiler üzerinden Rusya’ya uyarı yollamasından hemen önce Ocak ayının başında Rusya’da Başbakan Fradkov başkanlığında özel bir toplantı yapıldı. Basına bu toplantının Rus istihbaratı FSB’nin olağan yıllık durum değerlendirme toplantısı olduğu söylendi ama içeriden gelen bilgiler Rusya’dan çok Irak’ın konuşulduğu yönündeydi. Bu toplantı sonrasında iki büyük Batı dergisinde Amerika ve Almanya’nın Rus ajanlarıyla dolduğunu söyleyen CIA menşeli haberler çıkmaya başladı. Bugün ise Irakta Beled Özel harekat üssüne giden ve İngiliz komadoları SAS’larla Amerikan komandolarını taşıyan bir C130 uçağı direnişçiler tarafından düşürüldü. Direnişçilerin şimdiye kadar helikopter dışında düşürebildiği ilk uçak olmasının yanı sıra bir özel operasyon uçağı olduğu için çok gelişmiş savunma sistemlerine sahip bu uçağın düşürülebilmesine eminim ki Amerikalılar çok şaşırmıştır.
Acaba böylesine bir uçağı düşürebilecek “esrarengiz füze”nereden gelmişti ?
Sevgilerimle
Serdar Kuru
=====
Serdar Kuru
Araştırmacı-Yazar
Ortadoğu Gazetesi köşe yazarı.
Güvercinevi sitesi köşe yazarı (www.guvercinevi.net)
Yurtseven sitesi köşe yazarı (www.yurt-seven.net)
Antiemperyalizm sitesi köşe yazarı (www.antiemperyalizm.org)
’Kitapları
Top Secret Yazılar - QMatris yayınları
Türkiye Dönüştürülürken - Türk Yay yayınları
|